8 House Projesi / BIG

BIG ( Bjarke Ingels Group) artık çoğu kişinin gayet iyi tanıdığı ve dünya çapında hatırı sayılır proje ve tasarımlara imza atmış, Danimarka merkezli bir mimarlık ofisi. BIG’in gerçekleştirdiği ilginç ve modern pek çok proje var, bunlardan biri de bugün inceleyeceğimiz 8 House Project ( 8 Ev Projesi).

  8 House Projesi ( Proje isimlerini İngilizce olarak yazacağım çünkü hem orijinal isimlerini bozmak istemiyorum hem de bu isimle araştırıldığında daha fazla bilgiye erişilebiliyor.)genel amacı içerisinde aynı anda sadelik ve çeşitlilik- çeşitlilik ve tutarlılık yaratmak, yani bir bina içerisinde yeni bir şehir oluşturmaktı. Projenin mimarı Bjarke Ingels projeyi yokluğun içinde olmasına rağmen amacının 3 boyutlu bir topluluk oluşturmak olduğunu belirtiyor.

 Peki, Danimarka’nın en büyük özel gelişimi olarak görülen 8 House Projesi nasıl tasarlandı?

  İlk olarak her fonksiyonun bir sonrakinin üzerine yerleştirildiği, adeta şehir pastası gibi , farklı fonksiyonları biraraya getirdiler.

  Mağazalar ve ofisler müşterileriyle dinamik bir ilişki kurma ihtiyacıyla cadde kotunda ve birbirine bağlı geniş katlarda yer alıyor. Pazar alanı, kafeler, kreş ve binanın alt katındaki ofisler projenin ticari fonksiyonlarını oluşturuyor.  

 Konutlar ise ticari fonksiyonların tepesinde yer alıyor, bunun nedeni konutların gün ışığından maksimum faydalanmasının istenmesi. Alçak seviyede yer alan konutlarda bir patika ve çatı bahçesi görünüyor, özel bir bahçeye sahipler. Her bahçe ortak bir yola çıkıyor ve bu fikirle alçaktaki konutlar ön bahçeleri ve bağlantı yoluyla iki katlı sıraevlere dönüşüyor.

  Sıraevlerin bir üst katında geleneksel evler bulunuyor. Bu daireler 3. ve 4. Katlarda yer almakta olup en üst katta ise yerini iki katlı, ön bahçesi ve çatı bahçesi olan dairelere bırakıyor.

Biraz da projenin formundan ve formu etkileyen nedenlerden bahsedelim.

    Projede konutların ısıtma için kullandıkları enerji, ofis bölümünde soğutma için kullanılmakta. Bu amaçla projenin ilk çalışmalarındaki düz dikdörtgensel formu kırılarak güney ve batı köşelerden formu yere kadar ittirilmiş oldu. Aynı zamanda ticari fonksiyonlar yükseltilerek 4 katlı bir ofis yapısına dönüştürüldü ve sıraevlerle apartmanlar da üst katlara yükseltildi. Bu form çalışmasıyla yer kuzeydoğudan güneşli güneydoğuya değişmiş oldu. Böylece projede önündeki kanalın manzarası sağlandı ve avlu öğleden sonra da güneş almaya devam edebilir duruma getirildi.

   8 House projesinin en ilginç yönü içerisinde sürekli bir açık hava rampasını barındırması denilebilir. Yükselen ve alçalan yürüyüş yolu kuzeydoğu köşesine kadar tüm yolu hareket eden, üst kısma bağlanan ve tepeye kadar devam eden sürekli bir patika yolu haline getiriyor. Bu rampalı yürüyüş yolları kimi zaman bazı dairelere doğrudan erişim sağlıyor. Aslında yol bir topluluk duygusu oluşturuyor. Bjarke Ingels bu durumu ‘‘ Sosyal yaşam, kendiliğinden karşılaşma ve komşu etkileşiminin geleneksel olarak zemin seviyesiyle sınırlandırıldığı yerlerden bağımsız olarak proje onların en üst katmana kadar genişlemelerine izin veriyor.’’ diye açıklıyor.

   8 House projesi gerek formu, gerek içerisindeki çeşitlilik ve bu çeşitlilik içerisinde oluşturduğu düzenle kullanıcılarına konforlu yaşam sunmakla birlikte komşuluk ilişkilerini de önemsiyor ve harika bir manzara sunuyor. Kopenhag düz bir arazide yer aldığı için insanlar dışarıdan şehir manzarasının tadını çıkarmaya buraya geliyorlarmış:)

mimblog

İpek Tahmaz
Mimar / Architect

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir