Le Corbusier

Ünlü mimarlar yazı serüvenime üniversitenin ilk senesinde mimarlık tarihçisi sevgili hocamız Sevil Enginsoy’un derste Le Corbusier’i Le Korbüzyer diye telaffuz ettiğim için beni amfinin içinde düzelttiği, doğru telaffuzunun sonradan kendisinden Lö Kobüzye olduğunu öğrendiğim mimarlık ustası ve sanatsal açıdan bir dahi olan Le Corbusier ile başlamak istiyorum.

Le Corbusier, 20. yüzyılın en etkili olmuş, bulunduğu yüzyıl için mimari anlamda bir devrim yaratmış, en yetenekli olmasının yanısıra en anlaşılması zor mimarıdır. Bu niteliklere sahip olan biri olarak 1920’li yıllardan ölümüne kadar sürekli saldırılara uğramış, aynı zamanda savunulmuş ve tartışma konusu olmuştur. Yani kansız bir devrim yoktur bildiğiniz gibi. Yazdığı ”Bir Mimarlığa Doğru” kitabı mimari bir manifesto niteliğindedir ve ilk defa Le Corbusier kendi sanat anlayışını bu kitapta tanımlamıştır. (Kesinlikle okunması gereken bir kitap.) Mimarlığın herşeyden önce soylu bir sanat olduğuna, işlevsel gereksinim ve biçemlerin çok ötesinde ruhun saf yaratısı olduğuna inanıyordu.

”Mimarlık ışık altında bir araya getirilen kütlelerin ustalıklı, doğru ve görkemli bir oyunudur.”

Le Corbusier

Le Corbusier’in amacı yeni bir biçem oluşturmak değil, varolan biçemleri yadsıyıp her an değişebilen, esnek, yaratıcı bir tasarım anlayışı yaratmaktı. 1920’li yıllarda yaşanan toplumsal çalkalanma, Sanayi Devrimi’nin yarattığı yeni yaşam biçimleri ve bu yaşam biçimlerine cevap veremeyen konut mimarisi yeni bir mimari anlayışın oluşması gerektiğinin sinyallerini veriyordu. Mimarlık da değişen toplum ve yaşam koşullarına ayak uydurmak zorundaydı.

” Mimar, biçimleri düzenleyerek ruhunun saf yaratısı olan bir düzeni gerçekleştirir; bizde plastik duyarlılıklar yaratarak biçimler aracılığıyla duygularımızı yoğun bir şekilde etkiler; oluşturduğu ilişkilerle içimizde derin yankılar uyandırır; bize dünyanınkiyle uyum içinde olduğunu sezdiğimiz bir düzenin ölçüsünü verir; yüreğimizin ve ruhumuzun çeşitli devinimlerini belirler; işte,güzelliği böylece duyumsarız.”

Le Corbusier

Özellikle mimari konut anlayışı hakkındaki fikirleri göze çarpmaktadır.İnsanların kötü konutlarda oturduklarında kendilerini mutsuz hissettiğini, bu konutların insanların ruh sağlığını ve ahlakını da olumsuz etkilediğini belirtmekte, mimarlık olgusunu mutlu halkların mutlu yaratıcısı olarak benimsemektedir. ”Mutlu kentler mimarisi olan kentlerdir” sözüne kesinlikle ben de katılıyorum.

Le Corbusier’in Mimarisi / Dom-ino Evi

I. Dünya Savaşı bittikten sonra Le Corbusier, acil bir konut ihtiyacı olacağını öngörmüş ve bu ihtiyacı en ekonomik ve en rasyonel yoldan çözmeyi düşünmüştür. Çalışmaları sonucunda 1915 yılında Dom-ino Evi olarak bilinen ilk önemli yapısını tasarladı. Açık planlı, 6 adet ince betonarme sütun üzerinde yükselen, yerden yükseltilmiş sade yapı Le Corbusier’in mimari anlayışının temellerinden birini oluşturmuştur. Açık planı sayesinde istenildiği zaman duvar ve bölmelerin yeri değiştirilebiliyordu.Yapının bu özelliği esnek ve işlevsellik ilkelerinin birer yansımasıdır. Prefabrike elemanlar sayesinde hızlıca monte edilebilen yapı minimum yapı ögesi barındırmaktadır.

Bahsettiğim ”Bir Mimarlığa Doğru” kitabında Le Corbusier seri üretime ve işlevselliğe de vurgu yapmıştır. Geleneksel süsleme ve bezemelerin yerine sade ve beyaz cepheleri savunmuştur. Le Corbusier tanımladığı yeni mimari için 5 temel ilke belirlemiştir: 1) Pilotiler üzerinde yükselen yapı 2)Cephede boydan boya bant pencere 3) Serbest plan 4) Serbest cephe 5) Teras çatı

Le Corbusier hakkında bahsedilecek daha pek çok konu var ancak son olarak kendisinin en ünlü yapılarından Villa Savoye’a kısaca değinmek istiyorum.

1929 yılında tasarlanan Villa Savoye, biraz önce bahsettiğim 5 temel ilkenin açıkça görüldüğü en güzel modernist yapılardan biridir. Pilotiler üzerinde yükselen yapı, geniş bir bant pencereye sahip ve serbest plan kurgusu ile tasarlanmıştır. İçeride zemin kattan teras çatıya kadar kesintisiz devam eden bir rampa bulunmaktadır.

Yapı Le Corbusier’in ”Her ev bir yaşam makinesidir.” sözüyle özdeşleşmiş bir evdir. Günümüzde ziyarete açık olan Villa Savoye, 2016’da UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır.

mimblog

İpek Tahmaz
Mimar / Architect

Önerilen makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir