Çanakkale Savaşı Araştırma Merkezi- 2.Mansiyon

TASARIM EKİBİ – SLASH ARCHITECTS: Şule Ertürk, İpek Baycan Magriso, Abdurrahman Çekim, Serhat Başdoğan

Savaş kırıcı, bozucu ve yok edicidir…

Karanlıktır… Somut ve yapaydır…

Sarsıcı imgeler bırakır ardından…

Belleklerde derin yaralarla, doğal olanda izlerle dolu…

Tarihten alınan öz ve imgeler dünyasında

Hissel dokunuşlara yer verme gerekliliği doğurur.

Bazen somut, bazen soyut…

Son zamanlarda çalışmalarını ilgiyle takip ettiğim bir ofis var: Slash Architects. VBenzeri’de izlediğim son röportajlarında devam eden projelerinin haricinde yarışma projelerine de ağırlık verdiklerinden bahsetmişlerdi ve Çanakkale Savaşı Araştırma Merkezi yarışmasında ödül alan projelerine kısaca değinmişlerdi. İlgi çekici bir yarışma konusu olduğu için projeyi çok merak etmiştim ve sizlerle de projeyi paylaşma gereği duydum. Bu hafta, Slash Architects tarafından tasarlanan Çanakkale Araştırma Merkezi projesini daha yakından inceleyeceğiz.

Projenin ana bağlamında tarihten alınan öz ve imgelerin tasarımda hissel dokunuşlar yaratacak şekilde kullanılma gerekliliği olduğuna karar verilmiş. Bu nedenle önerilen yapı, hisler ve imgeler üzerine yoğunlaşıyor ve yapının fizikselliği ile bir bağı olup olmadığını, savaş ile ilgili ampirik gerçeklerin bunlardan ibaret olup olmadığı sorgulanıyor. Bir yapının fiziksel bağlamından koparılarak kolektif bir bilinç ürününe nasıl dönüştürülebileceği de ayrı bir tasarım sorusu haline geliyor.Belirli his yoğunluklarının farklı bir şekilde geliştirilmesi ve yapının savaş kavramının yarattığı imgelerle güçlü bir bağlantı kurması amaçlanıyor.

Kitle somut tek bir kütlenin parçalanması, ayrılması izlenimi yaratıyor ve adeta eksik parçalarının bir araya gelmesini bekliyor. Kitledeki parçalanma,ayrılma ve kırılma savaş olgusunu soyut olarak ifade ediyor. Bu etkiyle savaşa karşıt bir şekilde ışık yayan ve aydınlık bir kitle olması hedeflenmiş.Böylece yapı kendisini var eden savaş olgusuyla bir ilişki geliştirebiliyor.

Yapı içerisindeki mekanlar toplayıcı ve birleştirici bir şekilde kurgulanmış. Cephedeki kırılmış,bozulmuş hissiyatı veren parçalar camın şeffaflığı ve ışığın derinliğiyle ön plana çıkarılıyor, yansımalar ve gölgeler de bu durumu destekliyor. Sarsıcı ve karmaşık geometrik yüzeyler döşeme, tavan ve duvar ile bütünleşiyor ve yapının kolaylıkla anlaşılabilir kurgusundan uzak, anlaşılmayı ve keşfedilmeyi bekliyor.

Strüktür savaş imgesini çağrıştıracak şekilde tanımsız ve muğlak bir şekilde.Bununla birlikte dışarıdan katı masif bir kütle iken iç mekanlarda esneklik ön plana çıkarılmış. Döşeme, duvar ve tavan mümkün olduğunca birbirine karışarak  üçüncü boyutta iç içe sanatsal bir kompozisyon oluşturuyor.

Savaşın yıkıcı, dağıtıcı ve ayırıcı imgeleri projede iyi bir şekilde işlenmiş ve bu ayırıcı etkiye tezat olarak birleştirici ve bütünleştirici iç mekanlar tasarlanmış. Masif ve katı bir kitle içerisinde muğlak bir strüktür ve esnek mekanlar oluşturulmuş. Kullanıcı hissiyatına göndermelerde bulunan yapı geçmişi sorgulatırken aynı zamanda aydınlık bir geleceğe de vurgu yapmaktadır.

Kaynaklar:

http://www.arkiv.com.tr/proje/2-mansiyon-canakkale-savasi-arastirma-merkezi-mimari-proje-yarismasi/4378

mimblog

İpek Tahmaz
Mimar / Architect

Önerilen makaleler

1 Yorum

  1. Arslan, Zerrin; Oflazoglu, Sonyel; Can, Sule; Akgul, Ugur (2017): Antakya’da yasan Arap (Rum) H?ristiyanlar. Antakya’da yasayan Arap H?ristiyanlar?n ekonomik, kulturel ve sosyal sorunlar?n?n tespiti. Antakya, Hatay: Ortadogu Arap Halklar? Arast?rma Enstitusu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir